ATEŞ DOST MU DÜŞMAN MI?
Türkiye’deki ateş korkusunu anlamak için geçmişe bir bakış atmak gerekiyor. Yaklaşık 40 yıl kadar öncesine gittiğimizde, menenjit aşılarının henüz bulunmadığını görüyoruz. Menenjit, ciddi bir enfeksiyon türüydü ve özellikle çocuklarda tehlikeli sonuçlara yol açar. Bu yüzden insanlar hala, basit ateşli havaleler ile menenjit arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanıyorlar.
Menenjit sıklıkla ateşli bir enfeksiyon ve bu enfeksiyon sırasında ortaya çıkan havaleler, çocukları ileri yıllarda sakat, zekâ özürlü bırakabiliyordu. Ancak burada önemli bir ayrım yapılması gerekiyor: Bu çocuklar ve insanlar ateş nedeniyle sakat kalmıyorlardı. Asıl etkileyen faktör enfeksiyonun kendisi ve buna bağlı olarak gelişen havaleler. Yani ateş, sadece bir belirti; asıl sorun beyin enfeksiyonu.
Bu geçmiş deneyimlerin etkisiyle, insanlar ateşi hala tehlikeli bir durum olarak algılayabiliyorlar. Oysaki günümüzde modern tıp ve aşılar sayesinde menenjit gibi ciddi enfeksiyonlar artık neredeyse yok gibi. Ancak geçmişteki bu deneyimler yüzünden insanlar ateşi hala endişe verici bir semptom olarak görüyorlar. Ateş sadece bir belirtidir, asıl önemli olan altta yatan enfeksiyonun tedavisidir. Bilgi ve farkındalık arttıkça insanlar bu cok önemlidir.
Ateşli havale nedir? Ateşli havaleyi, merkezi sinir sistemi enfeksiyonu olmaksızın, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu, ishal veya idrar yolu enfeksiyonu sırasında meydana gelen ateşin neden olduğu bir tür nöbet olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda çocuk ani bir şekilde titrer, kasılır, bayılır gibi belirtiler görülür.
Basit ateşli havale, genellikle çocukluk döneminde gördüğümüz bir durumdur. Ve çoğu zaman, nedeni açıklayabildiğimiz bir üst solunum yolu enfeksiyonu, ishal veya idrar yolu enfeksiyonudur. Ateşli havale özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda daha sık ortaya çıkar Yapılan araştırmalar, bu tür nöbetlerin genellikle kendiliğinden geçtiğini ve çocukların çoğunun bu nöbetlerden kaynaklı herhangi bir kalıcı zarar almadığını göstermektedir. Bu tür nöbetler çoğu zaman kısa sürer ve çocuğun normal sağlık durumunu etkilemez. Ateşli havaleler 5 yaşından sonra genellikle ortaya çıkmaz, bu nedenle ailelerin çocuklarına dair bu tür endişelerinin büyük ölçüde azalması gerekmektedir. Ancak yine de çocuğunuzda herhangi bir nöbet durumu yaşanırsa, mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.
Öncelikle ateşin düşmanımız değil, dostumuz olduğunu bilerek hareket edin. Ateşin yükselmesiyle, vücut enfeksiyon etkeniyle daha iyi savaşabilmektedir. O halde, ateşli çocukta hemen ateşi düşürmeye çalışmak gereksizdir. Ateşli çocuğun, normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat etmek gerekir. Eğer bir enfeksiyon söz konusuysa, ateşi düşürmek enfeksiyonu daha çabuk iyileştirmeyecek, nedeni ortadan kaldırmayacaktır. Ancak çocuk ateşli dönemde kendini kötü hissediyorsa, halsizse ateş düşürücü ilaçların yardımıyla kendini daha iyi hissedecektir. Bu durumda, doktorun önereceği ateş düşürücüler kullanılabilir. Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuk kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce ılık bir duş aldırılabilir. Bulunduğu oda serin tutulmalı, giysileri mümkün olduğunca ince ve pamuklu olmalıdır. Çocuğun genel durumu ateşin yükseliş hızı, ateş düşürücülere verdiği cevap takip edilmeli ve bir doktora danışılmalıdır.
Ateşli bir çocukta, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun yaşı ve genel durumu önemlidir. 0–3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı hangi değerde olursa olsun hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda ise, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer çocuk uyanık ve aktifse, oynuyorsa, yiyip içebiliyorsa, uykusu düzeni ve solunumu normalse, ateş düşürücü önlemler alındıktan sonra ateşin seyrine göre doktora danışılır. Çünkü ateşin yüksekliği ile hastalığın ağırlığı paralel değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39–40 derece ateşe neden olabilirken bazı ciddi hastalıklar çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak çocukta; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu ve şiddetli ağrısı varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24–48 saatten uzun sürerse, yine doktora ulaşmak gerekir.
Dr.Uğurcan Üstündağ Sağlıklı Bir Yaşam Tarzı